Avrupa Uyum Projesi
1999 yılında Bologna Bildirgesi ile başlayan, günümüzde Avrupa Yükseköğretim Alanı’nı tanımlayan 49 ülke tarafından uygulanan bir süreçtir. Avrupa Yükseköğretim Alanı, yükseköğretim alanında uluslararası bir iş birliğidir. Bologna Süreci’ne üye olan 49 ülke, ifade özgürlüğü, kurumlar için özerklik, bağımsız öğrenci birlikleri, akademik özgürlük, öğrencilerin ve akademik personelin serbest dolaşımı gibi ortak değerler temelinde yükseköğretim reformlarını uygulamayı kabul eder. Bu süreç ile Avrupa bölgesindeki ülkeler, kurumlar ve paydaşlar, yükseköğretim sistemlerini sürekli olarak daha uyumlu hale getirmekte ve kalite güvence mekanizmalarını güçlendirmektedir. Söz konusu ülkelerin amacı, akademik personel ve öğrenci hareketliliğini artırmak ve istihdam edilebilirliği kolaylaştırmaktır.Ayrıntılı bilgi için http://www.ehea.info/ internet sayfasını inceleyiniz.
Avrupa Yükseköğretim Alanı’nda hareketlilik, istihdam edilebilirlik, hayat boyu öğrenme, öğrenme ve öğretme, yeterlilikler çerçeveleri, kalite güvencesi, tanıma, araştırma ve yenilik, sosyal boyut ve sosyal içerme konuları ön plandadır. Personel ve öğrenci hareketliliği, eğiticilerin eğitiminde hareketlilik, hibe ve kredilerin taşınabilirliği gibi konular, hareketlilikte kaliteyi artırmayı hedeflemektedir. İstihdam edilebilirlik açısından, mezunların hızla değişen işgücü piyasasında rekabet gücünü korumaları önem taşımaktadır. Hayat boyu öğrenme sürecinde, yükseköğretime erişimi artırmak, esnek ve öğrenci merkezli modüller oluşturmak, önceki öğrenmelerin tanınmasını yaygınlaştırmak ve işverenlerle iş birliğini geliştirmek kritik adımlardır. Öğrenme ve öğretme alanında akademik özgürlük ve kurumsal özerkliğe dayalı kapsayıcı yaklaşımların benimsenmesi, başarılı araştırma ve kaliteli öğretimle desteklenen akademik kariyer gelişimini teşvik etmektedir. Ulusal yeterlilik çerçeveleri, Avrupa Yükseköğretim Alanı’nın kapsayıcı yeterlilikler çerçevesiyle uyumlu olarak geliştirilmektedir. Yükseköğretimde kalite güvencesi, eğitim-öğretim ile araştırma faaliyetlerinin kalitesini artırmayı amaçlarken, tanıma süreçleri Lizbon Tanıma Sözleşmesi çerçevesinde yürütülmektedir. Araştırma ve yenilik faaliyetleri, toplumların yaratıcılık ve yenilikçilik kapasitesini desteklemektedir. Sosyal boyut, eşitlik, adalet ve katılımı teşvik ederek bireylerin ve toplumların güçlenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Sosyal içerme bağlamında, her bireyin yükseköğretime eşit erişim imkânına sahip olması ve eğitim hayatlarını tamamlamaları için desteklenmesi esastır.
Bologna Süreci, uluslararası, ulusal ve kurumsal olmak üzere üç düzeyde yürütülmektedir. Uluslararası düzeyde sürecin gelişimi ve koordinasyonundan sorumlu olan oluşum, Bologna İzleme Grubu’dur ve Bologna Süreci'ne dâhil olan ülkelerin temsilcilerinden oluşmaktadır. Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi, Avrupa Üniversiteler Birliği, Avrupa Ulusal Öğrenci Birlikleri, Avrupa Yükseköğretim Kurumları Birliği ve UNESCO Yükseköğretim Merkezi de Bologna İzleme Grubu’na danışman üye statüsünde dâhil edilmiştir. Ulusal düzeyde süreç, ülkelerin yükseköğretimden sorumlu bakanlıkları, ulusal rektörler konferansları/komiteleri, ulusal üniversite birlikleri, ulusal öğrenci birlikleri, kalite güvencesi kuruluşları ve işverenler gibi kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Kurumsal düzeyde ise yükseköğretim kurumları, fakülteler, bölümler, öğrenci ve öğretim görevlileri temsilcileri sürece dâhildir. Bologna İzleme Grubu’nun temel görevi, sürecin öngördüğü hedeflerin gerçekleştirilmesi için alınacak önlemleri karara bağlamak ve gelişimini takip etmektir. Çalışma grupları kurarak belirli konuları ayrıntılı ele alabilen grup, Bakanlar Konferansları arasındaki süreci yönetir. İki veya üç yılda bir düzenlenen Bakanlar Konferanslarında Avrupa Yükseköğretim Alanı’ndaki süreç değerlendirilir ve yeni adımlar belirlenir. Bologna İzleme Grubu’nun faaliyetlerini desteklemek üzere Yönetim Kurulu ve Sekretarya oluşturulmuştur. Sekretarya, Bakanlar Konferansı’nın düzenlenmesi, çalışma programının uygulanması gibi görevleri yürütmektedir. Başkanlığımız temsilcilerinin de yer aldığı Bologna İzleme Çalışma Grupları, Öğrenme ve Öğretim (Learning and Teaching), Temel Değerler (Fundamental Values), Sosyal Boyut (Social Dimension) ve Yeterlilikler Çerçevesiyle İlgilenen Akran Grubu (TPG A on Qualifications Framework) alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Bologna Süreci'ne katılan ülkeler, süreç boyunca farklı yıllarda katılım göstermiştir. 1999 yılında Almanya, Avusturya, Belçika, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya ve Yunanistan katılmıştır. 2001 yılında Türkiye, Kıbrıs ve Hırvatistan, 2003 yılında ise Andora, Arnavutluk, Bosna ve Hersek, Kuzey Makedonya, Rusya Federasyonu, Sırbistan ve Vatikan katılmıştır. 2005 yılında Azerbaycan, Ermenistan, Moldova ve Ukrayna sürece dâhil olmuştur. 2007 yılında Karadağ, 2010 yılında Kazakistan, 2015 yılında Belarus ve 2020 yılında San Marino Bologna Süreci'ne katılan ülkeler arasına eklenmiştir. Bu şekilde, süreç yıllar içinde Avrupa Yükseköğretim Alanı'nın kapsayıcılığını genişletmiştir.
Bologna Süreci Uygulama Raporları; Avrupa Yükseköğretim Alanı (AYA) oluşturmak üzere başlatılan Bologna Süreci’ne üye ülkelerin yükseköğretim sistemlerinin gelişmesini veya gerilemesini gösteren, bu sürece dâhil bütün ülkelerin yükseköğretim karnesini ortaya koyan önemli bir göstergedir. Ülkelerin yükseköğretim sistemlerine bütüncül olarak yaklaşan bir rapordur.
2012'de Avrupa Yükseköğretim Alanı
2018'de Avrupa Yükseköğretim Alanı
2007 Bologna Süreci Durum Değerlendirme Raporu
2009 Bologna Süreci Durum Değerlendirme Raporu
2020 yılı Bologna Süreci Uygulama Raporu’na göre Türkiye, yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayısı bakımından Avrupa Yükseköğretim Alanı’nda birinci sırada yer almakta ve yükseköğretim sistemimizde yaşanan nicel genişlemeye paralel olarak birçok alanda Avrupa ülkelerinden daha iyi performans göstermektedir. Türk yükseköğretim sistemi, 2020 yılında “Dış Kalite Güvencesi ile Avrupa Kredi Transfer Sisteminin (AKTS) Uygulanmasının İzlenmesi”, “Diploma Eki Uygulanma Düzeyi”, “Ulusal Yeterlilikler Çerçevelerinin Uygulanma Düzeyi”, “Yükseköğretimde Avrupa Kalite Güvencesi Kayıt Ajansına (EQAR) Kayıtlı Ajansların Sınır Ötesi Kalite Güvencesine Açıklık Düzeyi” ve “Akademik Hedefler İçin Otomatik Tanıma Düzeyi” başlıklı beş alanda 5 üzerinden 5 tam puan almıştır. Ayrıca, “Dış Kalite Güvence Sistemi’nde Öğrenci Katılım Düzeyi”, “Dış Kalite Güvencesinde Uluslararası Katılım Düzeyi” ve “Non-formal ve Informal Önceki Öğrenmenin Tanınması” başlıklı alanlarda karne notu 5 üzerinden 4 olarak belirlenmiştir. Raporda, yetersiz grupların yükseköğretime erişimi, devamı ve hareketliliği, öğrencilere sağlanan kredi ve hibelerin taşınabilirliği ile dış kalite güvence sisteminin gelişimi konularında Türkiye’nin üye ülkeler ortalamasında ya da biraz altında olduğu belirtilmekte ve bu alanlarda alınacak tedbirlerle notun üye ülkelerin ortalamasına çıkarılmasının hedeflendiği vurgulanmaktadır. Bu tespitler, Türkiye’nin yükseköğretimde son yıllarda büyük bir gelişme göstererek Avrupa ülkeleri arasında birçok alanda öne çıktığını ortaya koymaktadır.
2024 yılı Bologna Süreci Uygulama Raporu için Başkanlığımızca çalışmalar yürütülmekte olup, 2020 yılı raporunda üye ülkeler ortalamasında ya da biraz altında kalan göstergelerin iyileştirilmesine yönelik gösterge bazında çalışmalar yapılmaktadır. Bu kapsamda özellikle Gösterge 9 (Yetersiz Düzeyde Temsil Edilen Grupların Yükseköğretime Erişimini Destekleyici Tedbirler), Gösterge 11 (Yetersiz Temsil Edilen Gruplardan Öğrencilerin Hareketliliğini Destekleme) ve Gösterge 13 (Yetersiz Düzeyde Temsil Edilen Grupların Yükseköğretimi Tamamlamasını ve Yükseköğretimde Kalmasını Destekleyici Tedbirler) üzerinde durulmaktadır. Bu göstergelerle ilgili olarak Başkanlığımız, Engelli Bireylere Yönelik Sınav Uygulamalarında ve Engelli Kontenjanında Aranacak Sağlık Şartlarına Dair Yönetmelik hazırlamış ve yürürlüğe koymuştur. Yönetmeliğin 15. maddesinde dezavantajlı grupların yükseköğretime erişimini, eğitim süreçlerine katılımını ve bu süreçlerde kalıcılığını artırmak amacıyla izleme, değerlendirme ve raporlama mekanizmalarının oluşturulması, fiziksel ve eğitsel erişimin desteklenmesi, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılımın teşvik edilmesi gibi tedbirler yer almaktadır. Ayrıca, yükseköğretim kurumları mali destek ve burslarda dezavantajlı öğrencilere öncelik tanımaktadır. Gösterge 12'ye ilişkin olarak, YÖKAK’ın Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği’ne (EQAR) akreditasyon sürecini 2019 yerine 2020’de tamamlaması nedeniyle, bu alandaki karne notumuzun 5 üzerinden 2 olarak değerlendirilmesi, gerçekte 4 olması gerektiği ifade edilmektedir.
Bologna Süreci kapsamında Sosyal Boyut kavramı, Avrupa'nın farklı demografik, ekonomik ve eğitim sistemlerine sahip ülkelerinin yükseköğretimde eşit erişim, sosyal uyum ve kültürel çeşitliliği artırma hedefleri doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Bu kavram, yükseköğretime erişen, katılan ve tamamlayan öğrenci gruplarının toplumun çeşitliliğini yansıtması, eşit fırsatlara sahip olması, toplumsal gelişimi güçlendirmesi ve kaliteli eğitim ortamları sunarak Avrupa'yı uluslararası düzeyde cazip kılmasını amaçlar. İlk kez 2001 Prag Bakanlar Konferansı'nda gündeme gelen Sosyal Boyut, sonraki Bologna bildirgelerinde eşit fırsatlar ve sosyal bütünleşme açısından önemli bir unsur olarak vurgulanmıştır. 2005 Bergen Konferansı'nda Sosyal Boyut Çalışma Grubu oluşturularak, katılımcı ülkelerdeki öğrencilerin sosyal ve ekonomik durumlarına dair karşılaştırılabilir veri toplama, eğitimde eşitsizliklerin giderilmesi ve yükseköğretime erişimi artırmak için öneriler geliştirilmesi hedeflenmiştir. Türkiye, 2006'da Eurostudent Projesi'ne katılarak sosyo-ekonomik veri toplamış, öğrenci katılımını artırmak için 2005'te Ulusal Öğrenci Konseyi'ni kurmuş ve 2020'de yeni bir yönetmelikle bu süreci güncellemiştir. Bu çalışmalar, yükseköğretimde eşit fırsatlar yaratmayı, sosyal uyumu güçlendirmeyi ve öğrenci katılımını artırmayı amaçlayan ulusal ve uluslararası stratejilere katkı sağlamıştır.
Hayat Boyu Öğrenme için Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ), yeterliliklerin anlaşılması ve karşılaştırılması için geliştirilen hayat boyu öğrenme politika aracıdır. AYÇ, yeterliliklerin işverenler, bireyler ve kurumlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlayarak, çalışanların ve öğrenenlerin yeterliliklerini diğer bir ülkede kullanabilmesinin yolunu açmakta, ülkelerin yeterlilik sistemlerinin birbirleriyle bağlantısını sağlayan ortak karşılaştırma aracı işlevi görmektedir. AYÇ, hayat boyu öğrenmeyi geliştirmeye yönelik bir araç olarak; örgün, yaygın ve serbest öğrenme ortamlarında gerçekleşen öğrenmeleri kapsamaktadır.
Yeterlilik çerçeveleri yardımıyla bir ülkede bulunan yeterliliklerin anlaşılabilirliğinin ve diğer ülkelerle karşılaştırılabilirliğinin sağlanması yaklaşımının temelleri 1997 yılında Lizbon’da imzalanan “Avrupa Bölgesinde Yüksek Eğitim Niteliklerinin Tanınmasına İlişkin Sözleşme” ve 1998 yılında yayımlanan “Sorbonne Bildirisi” ile atılmıştır. Avrupa Konseyi, Avrupa Bölgesindeki yükseköğretim ile ilgili diploma ve derecelerin tanınması için 11 Nisan 1997 tarihinde UNESCO ile birlikte Lizbon Tanıma Sözleşmesi'ni gerçekleştirmiştir. Tam adı, Avrupa Bölgesinde Yükseköğretimle İlgili Belgelerin Tanınmasına İlişkin Sözleşme olan Lizbon Tanıma Sözleşmesi, Avrupa Bölgesi'nde bir başka ülkeden alınmış olan derece ve öğrenim sürelerinin tanınmasına ilişkin usulleri belirleyen ve hukuksal bağlayıcılığı olan bir belgedir. Sözleşme, yabancı diplomaların ev sahibi ülkenin eğitim sistemi ve/veya iş sektöründeki gerçek yerinin belirlenmesine yöneliktir. Bu kapsamda, sözleşme sadece yükseköğretim değil, yükseköğretime giriş sağlayan ortaöğretim derecelerini de kapsamakta ve doğrudan akademik tanıma ile ilgilenmektedir. Türkiye, Sözleşmeyi 01/12/2004 tarihinde imzalamış ve Sözleşme 01/03/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sorbonne Bildirisi ise 1998 yılında Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere Eğitim Bakanlarının Sorbonne’da gerçekleştirdikleri toplantı sonunda yayımlanmıştır.Sorbonne Bildirisi ile Avrupa’da ortak bir yükseköğretim alanı yaratma fikri ilk kez gündeme gelmiş olup Bologna Süreci’nin ilk adımları atılmıştır. Bologna Süreci resmi olarak 1999 yılında Bologna Bildirisi’nin 29 ülkenin yükseköğretimden sorumlu Bakanları tarafından imzalanması ve yayımlanması ile başlamıştır. Öğrencilerin ve öğretim görevlilerinin hareketliliğini sağlamak ve yaygınlaştırmak ile hayat boyu öğrenmeyi teşvik etmek Bologna Süreci’nin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda Ulusal Yeterlilik Çerçeveleri (UYÇ) ve Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ) her iki sürecin de aynı hedef doğrultusunda ancak farklı yaklaşımlarla geliştirdiği fikirler arasında yer almakta olup önemli çalışma ve eylem konularını oluşturmaktadır. Ülkelerin eğitim ve yeterlilik sistemlerinde gerçekleşen bu gelişmelere paralel olarak AYÇ geliştirilmesine yönelik ilk çalışmalar 2004 yılının Ekim ayında başlatılmıştır.
AYÇ’ye yönelik ilk çalışmalar, 2004 yılının Ekim ayında, yeterliliklerin şeffaflığını artırmak amacıyla Üye Devletler, sosyal taraflar ve diğer paydaşlardan gelen ortak bir referans talebine karşılık olarak başlamıştır. Avrupa Komisyonu, AYÇ Uzman Grubunun desteğiyle öğrenme kazanımlarına dayalı olarak tanımlanan ve sekiz seviyeden oluşan bir çerçeve taslağı hazırlamıştır. 2005’in ikinci yarısında yeterliliklerin şeffaflığına ve taşınabilirliğine yardımcı olmayı ve hayat boyu öğrenmeyi desteklemeyi amaçlayan çerçeve taslağına yönelik Avrupa genelini kapsayan istişare süreci başlatılmıştır. İstişare süreci sonunda çerçeve taslağına yönelik görüşler değerlendirilmiş ve Avrupa’daki sosyal taraflar ile uzmanlar tarafından taslakta değişiklikler yapılmıştır. Revize edilmiş doküman, Avrupa Komisyonu tarafından 6 Ekim 2006 tarihinde teklif olarak kabul edilmiştir. Teklif, 2007 yılı boyunca Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi tarafından müzakere edilmiş ve 23 Nisan 2008 tarihinde “Hayat Boyu Öğrenme için Avrupa Yeterlilik Çerçevesi Tavsiye Kararı (AYÇ)” olarak resmen kabul edilmiştir. Bu tavsiye kararı, AYÇ’nin yasal dayanağını oluşturmaktadır. Hayat Boyu Öğrenme için Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi Tavsiye Kararı kapsamında, ulusal mevzuat ve uygulamalarla uyumlu ulusal yeterlilik çerçevelerinin geliştirilmesi ve yeterlilik seviyelerinin AYÇ seviyeleri ile şeffaf bir yaklaşım içerisinde referanslanmasıyla ulusal yeterlilik sistemlerinin AYÇ ile ilişkilendirilmesi tavsiye edilmektedir. Sorumlu kurumlar tarafından düzenlenen tüm yeni yeterlilik belgesi, sertifika, diploma ve Europass dokümanlarının ulusal yeterlilik sistemleri aracılığıyla uygun AYÇ seviyesine açık bir referans içermesine yönelik önlemlerin alınması önerilmektedir. Ülkelerin UYÇ’lerini geliştirmesi ve çerçeve seviyelerini AYÇ seviyeleri ile şeffaf bir yaklaşım içinde referanslaması sonucunda, farklı ülke ve sistemlerde düzenlenen yeterlilik belgesi, sertifika, diploma ve Europass dokümanları gibi yeterliliklerin kıyaslanabilmesi mümkün olmaktadır. AYÇ Tavsiye Kararı, günümüz şartlarına uyumlu ve gelecekteki güçlüklere hazırlıklı olmak amacıyla Mayıs 2017’de güncellenmiştir. Güncellenen Tavsiye Kararı, ülkelere UYÇ oluşturmalarını ve AYÇ ile referanslamalarını, bu süreci kaliteyi ve şeffaflığı teşvik edecek bir yaklaşımla yönlendirmek amacıyla Ulusal Koordinasyon Noktası (UKN) belirlemelerini tavsiye etmektedir. Ülkemizde, AYÇ Ulusal Koordinasyon Noktası olarak Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) belirlenmiştir.
Türkiye Yeterlilikler Çerçevesini (TYÇ) AYÇ’ye referanslama süreci, MYK tarafından 2014 yılında başlatılmış ve MEB, YÖK, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, AB düzeyindeki ilgili kurumlar, sendikalar, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, öğrenci konseyleri, yerli ve yabancı uzmanlar ve akademisyenlerle işbirliği içerisinde yürütülmüştür.Referanslama sürecinin nihai çıktısı, Tavsiye Kararı’ndaki referanslama kriterlerine yönelik doğru ve güvenilir bilgileri içeren ulusal referanslama raporudur.Türkiye Referanslama Raporu, 29 Mart 2017’de Brüksel’de gerçekleştirilen toplantıda AYÇ Danışma Grubuna sunulmuş ve müzakere edilmiştir. Rapor, AYÇ Danışma Grubu tarafından açık, şeffaf ve güvenilir bir çalışma olarak değerlendirilmiş ve müzakereler sonucunda TYÇ’nin AYÇ’ye referanslandığına karar verilmiştir.Her ikisi de sekiz seviyeli olan TYÇ ve AYÇ seviyeleri arasında bire bir eşleşme bulunmaktadır. Bir başka ifadeyle, TYÇ’nin her bir seviyesi ile AYÇ’nin her bir seviyesi seviyeleri eşleştirilmiştir. TYÇ’nin AYÇ’ye referanslanması, ülkemiz eğitim ve öğretim ile yeterlilik sisteminin Avrupa normlarına ulaştığını göstermesi bakımından büyük bir öneme sahiptir. TYÇ’ye yerleştirilecek yeterlilikler üzerinde TYÇ ve AYÇ seviyelerinin belirtilmesi, yeterliliklerin Avrupa’da daha anlaşılır ve güvenilir olmasını sağlayacaktır. Türkiye Referanslama Raporu’nun 2017 yılında revize edilen Tavsiye Kararı’na göre güncelleme çalışmaları devam etmektedir.
Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi (UYÇ), ulusal düzeyde bir eğitim sistemindeki yeterlilikleri ve bunların birbirleriyle ilişkilerini açıklar. Diğer bir deyişle, UYÇ, ulusal ve uluslararası paydaşlarca tanınan ve ilişkilendirilebilen yeterliliklerin belirli bir düzen içerisinde yapılandırıldığı bir sistemdir. Bu kapsamda Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ); AYÇ ile uyumlu olacak şekilde tasarlanan; ilk, orta ve yükseköğretim dâhil, meslekî ve genel eğitim ve öğretim programları ve diğer öğrenme yollarıyla kazanılan tüm yeterlilik esaslarını gösteren ulusal yeterlilikler çerçevesidir. TYÇ, ülkemiz eğitim ve öğretim sistemi içerisinde ve diğer öğrenme ortamlarında kazanılan kalite güvencesi sağlanmış tüm yeterlilikleri kapsamaktadır. TYÇ kapsamında yeterlilik; sorumlu kurum tarafından bireyin öğrenme kazanımlarını belirli ölçütlere göre edindiğinin bir değerlendirme ve geçerlilik kazandırma sürecinin sonunda tanınması halinde elde edilen Diploma, Sertifika, Ustalık Belgesi, MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi gibi resmî belgeleri ifade etmektedir. TYÇ; Millî Eğitim Bakanlığının yetki ve sorumluluğundaki eğitim ve öğretim yeterlilikleri, 5544 sayılı Kanun kapsamında Mesleki Yeterlilik Kurumu sorumluluğundaki yeterlilikler, YÖK’ün sorumluluğundaki yükseköğretim yeterlilikleri başta olmak üzere diğer sorumlu kurumların yetki ve sorumluluğundaki yeterlilikleri de içermektedir. MEB ve YÖK başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları, meslek örgütleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içerisinde, ulusal ve uluslararası uzmanlar ile akademisyenlerin katılımıyla hazırlanan “Türkiye Yeterlilikler Çerçevesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” Bakanlar Kurulunun 2015/8213 sayılı Kararıyla 19/10/2015 tarihli ve 29537 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Yönetmelik gereğince hazırlanan “Türkiye Yeterlilikler Çerçevesine Dair Tebliğ ve eki Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi,” 2/1/2016 tarih ve 29581 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TYÇ’nin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik doğrultusunda ülkemizdeki mevcut yeterliliklerin kapsamlı bir şekilde bir araya getirilmesi, yeterliliklerin kalitesinin artırılması, hayat boyu öğrenmenin yaygınlaştırılması ve sistemli bir şekilde desteklenmesi, ulusal ve uluslararası şeffaflığın ve tanınabilirliğin en üst düzeyde karşılanması ve toplumun tüm bireyleri için eğitim ve istihdam fırsatları yaratılması hedeflenmektedir.
AYÇ ve TYÇ, seviye ve seviye tanımlayıcılarından oluşan bir yapıya sahiptir. AYÇ, kıyaslama ve iş birliğini mümkün kılmak amacıyla oluşturulmuş bir üst çerçeve olup farklı ülkelerin ulusal yeterlilik sistemlerini ve çerçevelerini sekiz ortak Avrupa referans seviyesi aracılığıyla ilişkilendirmeyi hedefleyen bölgesel bir yeterlilik çerçevesidir. AYÇ ile TYÇ’nin temelini, her seviyede sahip olunması gereken asgari ortak bilgi, beceri ve yetkinliklerin tanımlandığı sekiz seviye oluşturmaktadır.Bu seviyeler, seviye tanımlayıcısı olarak adlandırılan bilgi, beceri ve yetkinlikten oluşan öğrenme kazanımı ifadeleriyle tanımlanmaktadır. Seviye tanımlayıcıları, ilgili seviyeye ilişkin öğrenme kazanımlarını tanımlamak, yeterliliklerin ait olduğu seviyeyi belirlemek ve TYÇ’yi uluslararası/bölgesel yeterlilik çerçevelerine referanslamak için kullanılan araçtır.
Hayat Boyu Öğrenme için Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ), yeterliliklerin anlaşılması ve karşılaştırılması için geliştirilen hayat boyu öğrenme politika aracıdır. AYÇ, yeterliliklerin işverenler, bireyler ve kurumlar tarafından daha iyi anlaşılmasını sağlayarak, çalışanların ve öğrenenlerin yeterliliklerini diğer bir ülkede kullanabilmesinin yolunu açmakta, ülkelerin yeterlilik sistemlerinin birbirleriyle bağlantısını sağlayan ortak karşılaştırma aracı işlevi görmektedir. AYÇ, hayat boyu öğrenmeyi geliştirmeye yönelik bir araç olarak; örgün, yaygın ve serbest öğrenme ortamlarında gerçekleşen öğrenmeleri kapsamaktadır.
3.4.1. TYÇ Kapsamında Başkanlığımızca Yürütülen Çalışmalar
3.4.2. Yükseköğretimde Türkiye Yeterlilik Çerçevesi ile İlgili Yapılan Çalışmaların Gelişimi
3.4.3. TYÇ Koordinasyon Kurulu
3.4.4. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Kurulu
3.4.5. YÖK Yükseköğretim Yeterlilikler Komisyonu
3.4.6. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK)
Yeterlilik türü; TYÇ’nin aynı seviyesinde yer alan ve işlevleri, öğrenme kazanımları, kredi değerleri veya genel, meslekî ve akademik yönelimleri açısından benzerlik gösteren yeterliliklerin sınıflandırıldığı yeterlilik gruplarını temsil etmektedir. Yeterlilik türleri, belirli bir öğrenme alanıyla ilişkili değildir. Yeterlilik türleri, aynı seviyede yer alan ancak işlevleri, öğrenme kazanımları, kredi değerleri ve/veya yönelimleri açısından önemli farklılıklar gösteren yeterliliklerin birbirinden ayırt edilmesine olanak sağlamaktadır.TYÇ’de yeterlilik türleri ise, yeterlilik türü belirleyicileriyle tanımlanmaktadır. Seviye tanımlayıcıları ve yeterlilik türü belirleyicileri, bütünleşik bir araç grubu oluşturmakta; böylelikle her türlü yeterliliği tanımlayabilen esnek bir yapı sunulmasının yanı sıra her türlü öğrenme kazanımı grubu için uygun yeterliliğin geliştirilebilmesini destekleyecek bir tasarım olanağı sağlanmaktadır. Yeterlilik türü belirleyicileri; her bir yeterlilik türü içerisinde yer alan yeterliliklere özgü ortak özelliklerin tanımlandığı dokümanları ifade etmektedir.Yükseköğretimde 5, 6, 7 ve 8’inci seviye diploma programları için önlisans (genel), önlisans (mesleki), lisans, yüksek lisans (tezli), yüksek lisans (tezsiz) ve doktora olmak üzere 6 farklı yeterlilik türü belirleyicisi formu hazırlanmıştır. Hazırlanan bu formlar Mesleki Yeterlilik Kurumuna iletilmiştir. Yükseköğretim kurumlarımız tarafından yeterlilik tür belirleyicilerinin program müfredatlarına yerleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir.
Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi kapsamında kalite güvencesini sağlamış yükseköğretim yeterliliklerine ilişkin ölçüt ve süreçleri; söz konusu süreçlerle ilgili kurul ve kurumların görev, yetki ve sorumluluklarını tanımlayarak, yükseköğretim diploma eklerinde, transkript ve mezun belgelerinde Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logosunun kullanımında izlenecek yolu belirlemek amacıyla “Yükseköğretim Mezuniyet Belgelerinde Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Logosunun Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar” hazırlanmıştır.
MYK, YÖK ve MEB tarafından “Önceki Öğrenmelerin Tanınması Ve Kalite Güvencesinin Sağlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar” hazırlanmıştır.
Türkiye, Lizbon Tanıma Sözleşmesini 01/12/2004 tarihinde imzalamış ve Sözleşme 01/03/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin ulusal düzeyde uygulanmasındaki bu ilk adımdan sonra, Sözleşme ile ulusal mevzuat arasındaki uyuşmazlıkları kaldırmak amacıyla, Sözleşme ile uyumlu biçimde ilk olarak Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği hazırlanmış olup 26519 sayılı resmi gazetede yayımlanarak 11/07/2007 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni yönetmelik, yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından alınmış ön lisans, lisans, yüksek lisans diplomalarının denklik işlemlerinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektedir. Türkiye'nin Sözleşme'nin uygulanmasına yönelik Genel Sekreterlik kayıtlarına geçen bir çekincesi söz konusudur ki bu çekinceye göre, Sözleşme'nin XI.7 No.lu maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kendisini Sözleşme'nin Madde IV ile taahhüt altına sokmamaktadır.Daha sonra 30261 sayılı resmi gazetede “Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma Ve Denklik Yönetmeliği” yayımlanarak 5/12/2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yükseköğretimde tanıma ve denklik faaliyetleri YÖK bünyesindeki Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından yürütülmektedir.
Uluslararası Standart Eğitim Sınıflaması (ISCED), UNESCO tarafından ülkelerarası karşılaştırılabilir istatistiklerin toplanması, derlenmesi ve analiz edilmesi için oluşturulan bir çerçevedir ve eğitim programlarının ve ilgili yeterliliklerin eğitimin alan ve seviyelerine göre organize edilmesi için bir referans sınıflamadır. ISCED revizyonları uluslararası anlaşmaların ürünü olup, resmi olarak UNESCO’ya üye ülkeler tarafından kabul edilmektedir. İlk kez 1976 yılında yayınlanan ISCED, 1997, 2011 ve 2013 yıllarında revize edilmiş ve günümüze kadar pek çok ülke tarafından eğitim politikaları belirleme ve istatistik verilerinin toplanmasına yardımcı olma gibi amaçlarla kullanılmıştır. Yükseköğretim sistemimizde, diplomalardaki program isimlerinden kaynaklanan ve mezunların kamu ve özel sektörde istihdamı ile akademik dikey hareketliliklerinde hak kayıplarına sebep olan sorunları çözmek amacıyla, benzer içerikli ve aynı yetkinlikleri kazandıran fakat farklı isimli programlar, 2020 yılında Başkanlığımızca ISCED-F 2013 sınıflaması referans alınarak bilimsel ölçütlere göre uzlaşılan tek bir isim altında birleştirilmiştir. Bu kapsamda eğitim bilimleri, sanat ve insani bilimler, sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon, iş, yönetim ve hukuk, doğa bilimleri, matematik ve istatistik, bilişim teknolojileri, mühendislik, imalat ve yapı, tarım, ormancılık, su ürünleri ve veterinerlik, sağlık, sağlık bakımı ve desteği, hizmetler ile ilahiyat/İslami ilimler gibi alanlar birleştirilmiş ve yükseköğretimdeki önlisans ve lisans programları bilimsel tasnif süzgecinden geçirilip uzlaşıyla bir standarda kavuşturulmuştur. Programların bilimsel ölçütlere göre tasnifi sürecinde 55 farklı üniversiteden alanında uzman 120 akademisyenin yer aldığı 17 çalışma komisyonu oluşturulmuş ve taslak çalışmaya üniversitelerden gelen görüşler doğrultusunda son hali verilmiştir. Çalışma öncesinde aktif ve pasif toplamda yaklaşık 2.230 olan önlisans ve lisans program sayısı 679’a düşmüştür.
Meslek sınıflama sistemleri konusunda uluslararası düzeyde standartlaşmayı sağlamak için Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) bünyesinde yapılan çalışmalar sonucunda 1958 yılında Uluslararası Standart Meslek Sınıflama Sistemi (International Standard Classification of Occupations-ISCO) geliştirilerek kullanıma sunulmuştur. Belirli dönemlerde üye ülkelerin katkılarıyla güncelleme çalışmaları gerçekleştirilen bu sınıflama sisteminin son versiyonu 2008 yılında (ISCO-08) yürürlüğe girmiştir.ISCO günümüzde dünya genelinde 100’e yakın ülke tarafından doğrudan veya dolaylı bir şekilde ulusal meslek sınıflama sistemlerinin oluşturulmasında kullanılmakta olup meslek verilerinin toplanması, derlenmesi ve yayınlanmasında kullanılan, ulusal meslek bilgilerinin uluslararası karşılaştırmasını mümkün kılma yönünde kullanışlı bir modeldir. Böyle bir standart ile ILO, uluslararası çalışma alanında daha standart ve ölçülebilir istatistik oluşturmayı amaçlamaktadır.ISCO’nun Türkiye’de kullanımı ile ilgili çalışmalar TÜİK tarafından yapılmaktadır. ISCO’yu ülkemizde doğrudan kullanan diğer bir kurum İŞKUR’dur. İŞKUR tarafından işgücünün kayıt altına alınması ve izlenmesi ile işgücü piyasasındaki iş, meslek ve unvanlar hakkında kişi ve kurumlara bilgi sunmak amacıyla oluşturulan Türk Meslekler Sözlüğünün çerçeve yapısının oluşturulmasında da ISCO doğrudan esas alınmıştır. Yükseköğretimdeki mevcut programların ISCO-08 ile uyum çalışmaları ilgili paydaşlarla birlikte devam etmektedir.
Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA), 49 Avrupa ülkesinde 800'den fazla üniversiteyi ve ulusal rektörlerin konferanslarını temsil eden bir organizasyondur ve Bologna Süreci ile yükseköğretim, araştırma ve yenilik konusundaki AB politikalarını etkilemede önemli bir rol oynamaktadır. Avrupa ve uluslararası kuruluşlarla sürekli etkileşimde bulunarak, Avrupa üniversitelerinin sesinin duyulmasını sağlar. EUA, üniversitelere, projelere, etkinliklere ve diğer karşılıklı öğrenme faaliyetlerine katılma fırsatları sunarak en iyi uygulamaları paylaşmalarını sağlar ve aynı zamanda yükseköğretim ve araştırmayı etkileyen Avrupa politikalarını şekillendirmek için fırsatlar sunar. Son 20 yılda, üye ülkelere sunduğu fırsatlar arasında yükseköğretim sistemlerinin uyumlaştırılması, ortak diploma çalışmalarının yürütülmesi ve eğitim, öğretim, doktora eğitimi, açık bilim gibi konularda oluşturulan çalışma grupları yer alır. EUA'nın yükseköğretimde odaklandığı konu başlıkları arasında araştırma ve geliştirme, eğitim ve öğretim, kalite güvencesi, Avrupa ve ulusal yükseköğrenim politikaları, finansman, üniversite özerkliği, sürdürülebilir kalkınma, enerji sorunu, etik değerler ve açık bilim gibi konular yer alırken, gelecekte eğitim ve öğretimde dijitalleşme, genç mezunların istihdamı ve açık erişim gibi tematik önceliklere odaklanılması planlanmaktadır.
EUA Yönetim Kurulu, 20 Nisan 2023'te Gdańsk'ta yapılan Genel Kurul'da seçilen Josep M. Garrell'in başkanlığında, Birliğin politikasının hazırlanmasından, uygulanmasından ve faaliyetlerinin planlanmasından sorumlu olup, Garrell 1 Temmuz 2023 tarihinde göreve başlamıştır. Başkanlık süresi dört yıl olan Garrell, ayrıca Birliğin Yönetim Kurulu'na başkanlık etmektedir. Yeni yönetim kurulu üyeleri arasında Vincent Blondel (Louvain Üniversitesi), Astrid Söderbergh Widding (Stockholm Üniversitesi), Maurizio Tira (Brescia Üniversitesi), Wim van de Donk (Tilburg Üniversitesi), Marcin Pałys (Vaşova Üniversitesi), Paul Boyle (Swansea Üniversitesi), Anne Lequy (Magdeburg-Stendal Uygulamalı Bilimler Üniversitesi), Ivanka Popović (Belgrad Üniversitesi) yer almaktadır. EUA Konseyi, Başkan, Yönetim Kurulu üyeleri ve ulusal rektör birliklerinin başkanları veya temsilcilerinden oluşur ve yılda üç kez toplanarak Birliğin önceliklerini tartışır. EUA'nın genel sekreteri Amanda Crowfoot olup, sekreterlik Brüksel ve Cenevre'de yer almaktadır. Genel Kurul, yılda en az bir kez toplanarak Birliğin stratejik hedeflerini belirler ve Başkan ile Yönetim Kurulunu seçer. Ayrıca, EUA bünyesinde çeşitli çalışma grupları ve yönlendirme komiteleri bulunmaktadır: Öğrenme ve Öğretme Yönlendirme Komitesi, EUA Doktora Eğitimi Konseyi Yönlendirme Komitesi, Araştırma ve Yenilik Strateji Grubu, Bilim/Açık Bilim Uzman Grubu, EUA Yenilik Ekosistemleri Uzman Grubu, Dijital Dönüşüm Yönlendirme Komitesi, Dijital Dönüşüm Danışma Kurulu, EUA Ukrayna Görev Gücü ve Yeşil Anlaşma Görev ve Bitiş Grubu.
EUA, dört farklı üyelik kategorisi ve bağlı kuruluş statüsü sunmaktadır; üniversiteler, ulusal rektörler birlikleri veya yükseköğretim ve araştırmada aktif diğer kuruluşlar başvuruda bulunabilir. Bireysel tam üyeler, araştırma yapan ve üç düzeyde derece veren yükseköğretim kurumları olup tüm hizmetlere erişim ve Genel Kurulda oy hakkına sahiptir; Türkiye'den 39 üniversite bireysel tam üye olarak yer almaktadır. Bireysel ortak üyeler, araştırma kriterlerini karşılamayan ancak yükseköğretimde derece veren kurumlar olup oy hakkına sahip değildir; Türkiye'den 12 üniversite bu kategoriye dahildir. Kolektif tam üyelik, ülkelerin üniversitelerini temsil eden yükseköğretimden sorumlu otoriteler için geçerlidir; Türkiye'yi Yükseköğretim Kurulu (YÖK) temsil etmektedir. Kolektif ortak üyelik ise Avrupa temsili gösteren üniversiteler veya diğer kurum ağları için söz konusudur. Bağlı kuruluş statüsü, yükseköğretimde Avrupa ile iş birliği yapmak isteyen diğer kuruluşlara açıktır. Üyelik başvurusu için, başvuruda bulunan üniversitenin ülkedeki kolektif tam üyeden veya üç farklı ülkeden destek mektubu alması gerekmektedir; başvurular, üyelik komitesince incelenip EUA Konseyi'ne iletilir.
- EUA’ya üye olmak isteyen üniversitelere destek mektubu yazılmaktadır.
- EUA tarafından gönderilen çeşitli anketlere yanıt verilmektedir.
- Konsey ve Genel Kurul toplantılarına katılım sağlanmaktadır.
Avrupa Komisyonu Eğitim ve Kültür Genel Müdürlüğü (DG EAC)
Avrupa Öğrenciler Birliği (ESU)
Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA)
Avrupa Yükseköğretim Kalite Güvencesi Kaydı (EQAR)
Yükseköğretimde Avrupa Kalite Güvence Birliği (ENQA)
Kırgızistan - Türkiye Manas Üniversitesi Tüzüğü
Avrupa Yükseköğretim Kurumları Birliği (EURASHE)
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO)
Ekonomik İş Birliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD)
Ekonomik İş Birliği ve Gelişme Teşkilatı / Yükseköğretimde Kurumsal Yönetim (OECD/IMHE)
Hızlı Erişim